Makale
Yorum
Modern Dünyada Mânevî Sürdürülebilirlik: Tasavvuf Perspektifinden Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri
Spiritual Sustainability in the Modern World: The Sustainable Development Goals from Sufi Perspective
Nevzat TARHAN
Yıl 2025, Sayı 2, Sayfalar:130-136
The concepts of Sufism and quality control may appear independent from one another, but, they in fact demonstrate a meaningful coherence when evaluated from the perspective of initiatives aimed at universal welfare, such as the United Nations Sustainable Development Goals (SDGs). Direct correlations can be established between the principles of Sufism and the Sustainable Development Goals, which were adopted in 2015 with the aims of ending poverty, protecting the planet, and ensuring peace and prosperity for all people. For instance, the goal of “No Poverty” among the development objectives can be reinforced by Sufi values such as contentment, sharing, and the prevention of waste. Similarly, the goal of “Reduced Inequalities” aligns directly with the Sufi conception of the human being, which views all people as equal and potentially perfect. This context is also consistent with the attempts of Üsküdar University in line with the SDGs. This article will examine the direct relationships between other key goals—such as “Zero Hunger,” “Peace, Justice and Strong Institutions,” “Climate Action,” “Life Below Water,” “Life on Land,” and “Gender Equality”—and Sufi principles. This framework is significant for demonstrating how traditional wisdom and modern quality and management understandings can create a synergy in achieving sustainable development.
Tasavvuf ve kalite kontrol kavramları, her ne kadar birbirlerinden bağımsız gibi görünse de, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) benzeri evrensel refahı amaçlayan programlar perspektifinden değerlendirildiğinde aslında anlamlı bir bütünlük sergilemektedir. 2015 yılında kabul edilen ve yoksulluğun sona erdirilmesi, gezegenin korunması ile tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını amaçlayan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile tasavvufi prensipler arasında doğrudan bağlantılar kurulabilmektedir. Örneğin, kalkınma hedefleri arasında yer alan “Yoksulluğa Son” hedefi, tasavvuftaki kanaatkârlık, paylaşım ve israfı önleme gibi değerlerle desteklenebilir. Benzer şekilde, “Eşitsizliklerin Azaltılması” hedefi, tasavvufun tüm insanları eşit ve potansiyel olarak mükemmel gören insan anlayışıyla doğrudan örtüşmektedir. Bu bağlam, Üsküdar Üniversitesinin SKH doğrultusundaki çalışmalarıyla da uyumludur. Bu yazıda, “Açlığa Son”, “Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar”, “İklim Eylemi”, “Su Altındaki Yaşam”, “Karada Yaşam” ve “Cinsiyet Eşitliği” gibi diğer hedeflerin tasavvufi prensiplerle olan doğrudan ilişkilerinin incelenecektir. Bu çerçeve, sürdürülebilir kalkınmanın başarılmasında geleneksel bilgelik ile modern kalite ve yönetim anlayışlarının nasıl sinerji oluşturabileceğini göstermesi açısından önem taşımaktadır.

