Makale

Yorum

Abdullah Efendi’nin Rüyaları’nın Nefs İlmi Zaviyesinden Mütâlaası

Abdullah Efendi’s Dreams: An Inquiry from the Perspective of the Science of the Soul

Derya KILIÇKAYA
Yıl 2025, Sayı 2, Sayfalar:97-115

DOI : -

The science of the self is a school developed and presented by Dr. Mustafa Merter and derives its power largely from Sufism. In this approach, which is formed by the synthesis of ancient Sufi teachings and some basic concepts specific to dynamic psychology, the self is symbolically described as a country governed by a ruler with a system of laws. According to Sufism, the self never dies, but it can be reined in. Understanding the nature of human being, who was created to know and to be with God, is possible only by knowing the “self”. According to Merter, the self is a semi-independent system of divine origin, governed by intelligent laws, and has the potential for self-correction. The science of the self, which approaches humans from the perspective of Sufism, is currently experiencing the most perfect period of its twenty-five-year adventure. The purpose of this article is to try to evaluate Ahmet Hamdi Tanpınar’s story Abdullah Efendi’nin Rüyaları, published in 1941, through the basic concepts and principles of this school. This analysis discusses the dreams in the story through the lens of the science of the self, a field that attributes significant importance to dream analysis. The aim of this article, which blends literature and Sufism, is to show that literary works can be analyzed through the framework of the science of the self.

Nefs ilmi, Dr. Mustafa Merter tarafından geliştirilerek ortaya konmuş bir ekol olup gücünü büyük bir oranda tasavvuftan almaktadır. Kadim tasavvuf öğretileri ile dinamik psikolojiye özgü bazı temel kavramların sentezinden meydana getirilmiş olan bu ilimde nefs, sembolik olarak idarecisi ve yasaları olan bir ülke gibi anlatılır. Tasavvufa göre, nefs hiçbir zaman ölmez ancak ona dizgin vurulabilir. Allah’ı bilmek ve Allah’la olmak için yaratılan insanı anlayabilmek ise “nefs”i bilmekten geçer. Merter’e göre nefs, ilahi kökenli, akıllı yasalar tarafından yönetilen, kendi kendini düzeltme potansiyeli taşıyan, yarı bağımsız bir sistemdir. Tasavvufun bakış açısıyla insana yaklaşan nefs ilmi, şu anda yirmi beş yıllık serüveninin en kâmil döne￾mini yaşamaktadır. Bu yazının amacı ise Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, 1941 senesinde yayımlanan Abdullah Efendi’nin Rüyaları isimli hikâyesini, bu ekolün temel kavramları ve incelikleri üzerinden değerlendirmeye çalışmaktır. Rüya analizine çok ehemmiyet veren nefs ilminin yaklaşımından faydalanılarak hikâyedeki rüyalar ele alınmaya çalışılmıştır. Edebiyat ve tasavvuf disiplinlerinin harmanlandığı bu yazıyla birlikte, edebî eserlere de nefs ilmi ekolünün penceresinden bakılabileceği anlatılmak istenmiştir.