Makale

Makale

İlâhî Fısıltılar: Batı Afrika’daki ‘Yan Hakika’ Hareketinin Gizemini Çözmek

Divine Whispers: Unraveling the Enigma of the Sufi “Yan Hakika” Movement in West Africa

Shafiu ALIDU
Yıl 2025, Sayı 2, Sayfalar:3-16

DOI : -

In the vibrant heart of West African Sufism, an enigmatic force stirs—the Yan Hakika movement, emerging from the Tijaniyya-Ibrahimiyya Sufi order in Nigeria. Imagine self-proclaimed spiritual guides declaring, “I am God,” and whispering that “everything and everyone is a shimmering reflection of the Divine,” echoing the metaphysical depths of Ibn al-ʿArabī’s Wahdat al-Wujūd (Oneness of Being). This study explores how such radical claims disrupt notions of religious authenticity, spark fierce debates on social cohesion, and reshape communal bonds. Drawing on songs, interviews, historical letters, and responses from mainstream Tijaniyya and Sunni voices, it traces the raw tension between spiritual daring and doctrinal boundaries. In a world where faith evolves amid modernity, Yan Hakika provokes both ecstatic awakenings and heated controversy—inviting reflection on the dance between sacred innovation and enduring orthodoxy. Ultimately, this article offers a lens on the interplay between tradition and transformation in the pursuit of spiritual truth in contemporary West African Islam.

Batı Afrika tasavvufunun dinamik kalbinde esrarengiz bir kıpırdanmaya sebebiyet veren ‘Yan Hakika’ hareketi, Nijerya’daki Ticâniyye-İbrâhimiyye yolundan neşet eden bir harekettir. Hareket içinde, kendini mânevi rehber ilan ederek ‘Ene’l-Hak’ iddiasında bulunanların, âlemdeki her şeyin Hakk’ın göz kamaştırıcı bir tecellîsi olduğu yönündeki beyanlarını, İbnü’l-‘Arabî’nin vahdet-i vücûd düşüncesinin metafizik boyut￾ları üzerine inşa ettikleri düşünülebilir. Ancak bu çalışma, söz konusu gruba ait bu tür radikal iddiaların, ‘hakîkî din’ kavramını nasıl altüst ettiğini, sosyal birlik ve beraberlik hakkındaki hararetli tartışmaları nasıl tetiklediğini ve toplumsal bağları nasıl yeniden şekillendirdiğini ele almaktadır. Çalışma aynı zamanda şarkılar, röportajlar, mektuplar ile ana akım Ticânî ve Sünnî çevrelerden gelen tepkiler üzerinden ‘mânevî 
cüretkârlık’ ve doktrine bağlı sınırlar arasındaki gerilimi incelemektedir. Yan Hakika hareketi, inancın, modernizmin ortasında gelişmeye çalıştığı bir dönemde, bir yandan vecdî uyanışları tahrik ederken diğer yandan hararetli tartışmaları tetikleyerek bid’at ile gelenek arasındaki kadîm ihtilaf üzerine tefekkür etmeye imkan tanımaktadır. Son olarak bu çalışma, çağdaş Batı Afrika İslam düşüncesindeki hakikat arayışında gelenek ile değişim arasındaki etkileşime bir bakış açısı getirmeyi hedeflemektedir.