Article

Makale

Ahmed Avni Konuk’un Fusûsü’l-Hikem Şerhi’ne Göre Yaratılış Bağlamında Ferdiyet Kavramı

The Notion of Uniqueness within the Context of Creation in Ahmed Avni Konuk’s Commentary of Fusûsü’l-hikem

Elif Hilal Doğan,Hatice Dilek Güldütuna
Year 2022, Issue 1, Pages:3-14

Ferdiyet kavramı, yaratılış/varoluş hakîkatinin bütün mantığını içinde bulunduran bir kavramdır. Tasavvuf tarihi ve düşüncesinin en temel eserlerinden biri olan Muhyiddîn İbnü’l-‘Arabî’nin Fusûsü’l-hikem eserinin Hz. Muhammed’e ayrılan son fassı, Muhammedî hikmetin, “ferdiyet” hikmeti olduğunu anlatmaktadır. Yaratılış ile ortaya çıkan Yaratan-yaratılan ilişkisi, İbnü’l-‘Arabî’nin Hak-halk, Rab-kul, ya da kadîm-hâdis kelime çiftleriyle de ifade ettiği gibi, ikili bir iletişim süreci olarak görülmekteyken varlığın kemâli, “hakîkî” insân-ı kâmil olan ve ferdiyet hikmeti kendisine mahsus kılınan Hz. Muhammed, yaratan ve yaratılanın ikiliğini, üçüncü unsur olarak birleştirmekte ve Hakk’ı kâmil şekilde zâhir kılmaktadır. Yaratılış ile âşikâr olan Varlık, ferdiyet kavramı çerçevesinde ele alındığında bu “oluş”un kaynak ve hedefinin Hakîkat-i Muhammediyye’den ibâret olan insân-ı kâmil olduğu görülmektedir. Böylece yaratılıştaki gâye, ferdiyet üzerinden varlığın kemâlini bulduğu insân-ı kâmil ile tahakkuk etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Fusûsü’l-hikem, İbnü’l-‘Arabî, Ahmed Avni Konuk, Varlık, Yaratılış, Hakîkat-i Muhammediyye, Tecellî, Vücûd Mertebeleri, İnsân-ı Kâmil, Ferdiyet, Tasavvuf.

Ferdiyet kavramı, yaratılış/varoluş hakîkatinin bütün mantığını içinde bulunduran bir kavramdır. Tasavvuf tarihi ve düşüncesinin en temel eserlerinden biri olan Muhyiddîn İbnü’l-‘Arabî’nin Fusûsü’l-hikem eserinin Hz. Muhammed’e ayrılan son fassı, Muhammedî hikmetin, “ferdiyet” hikmeti olduğunu anlatmaktadır. Yaratılış ile ortaya çıkan Yaratan-yaratılan ilişkisi, İbnü’l-‘Arabî’nin Hak-halk, Rab-kul, ya da kadîm-hâdis kelime çiftleriyle de ifade ettiği gibi, ikili bir iletişim süreci olarak görülmekteyken varlığın kemâli, “hakîkî” insân-ı kâmil olan ve ferdiyet hikmeti kendisine mahsus kılınan Hz. Muhammed, yaratan ve yaratılanın ikiliğini, üçüncü unsur olarak birleştirmekte ve Hakk’ı kâmil şekilde zâhir kılmaktadır. Yaratılış ile âşikâr olan Varlık, ferdiyet kavramı çerçevesinde ele alındığında bu “oluş”un kaynak ve hedefinin Hakîkat-i Muhammediyye’den ibâret olan insân-ı kâmil olduğu görülmektedir. Böylece yaratılıştaki gâye, ferdiyet üzerinden varlığın kemâlini bulduğu insân-ı kâmil ile tahakkuk etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Fusûsü’l-hikem, İbnü’l-‘Arabî, Ahmed Avni Konuk, Varlık, Yaratılış, Hakîkat-i Muhammediyye, Tecellî, Vücûd Mertebeleri, İnsân-ı Kâmil, Ferdiyet, Tasavvuf.